|
|
|
|
|
Oğullarıma Sevgiyle diktiğim gönlümün gülü benim. Üç çiçeğimin büyüğü,bayramlarla gelensin. Hayatım,birtanem,ilk sardığım bebeğim, Kocaman oğlumsun,canımsın sen,METE'msin. . Tomurcuğum,narinim,yavrum benim dal oğlum, Seninle mutluyum ben,hep gülmendir emelim, Akıllım,güzelim,dümdüz olsun sarp yolun, Fidan boylum,nazlı gülüm,çok sevdiğim LEVENT'im...
Ya sen en son açan,birtanecik küçüğüm, Ballım,yavrum hayatımsın tadımsın, Büyüsen de gözümde güzel bebek bülbülüm Sevginle hayat veren,biricik MURAT'ımsın...
Yavrularım,hayatlarım benim güzel üç çiçeğim, Uğrunuza canım feda,sizde geçmiş,geleceğim Oğullarım,dürüst olun,adil olun,çalışın. Başınızer zaman dik,alnınız hep ak olsun. Sevgi dolu, iyilik dolu,affedici alışın, Hayatınız mutluluk, yolunuz hep hak olsun...
|
| |
|
Cansın Erol |
|
|
Suçlu kim Gönül senin üstüne neler yazıldı. Tuttuk bütün suçu sana yükledik, Sevdik,acı çektik,ağladık, Asıl suçlu akıldır diyemedik.
Salıverdik duyguları başıboş. Tadınca aşkı oldukta sarhoş, Ayılınca suçu sana yükledik, Asıl kabahat zamanda diyemedik..
Yandıysak eğer,sen yaktın bizi, Hasrete,ayrılığa sen attın bizi, İşimize gelince suçu sana yükledik Asıl kabahat dildedir diyemedik.... |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
Kaya Koca kaya haşmetin ne karşımda. Taş olduğun için mi gururlanırsın. Bir kalbin olsaydı sorardım sana, Gör yanımda nasıl da ufalırsın..
Seninde kanın,canın olsaydı, Gönlün aşkı,hasreti tatsaydı Sonra anlasaydın,bir kaya olduğunu Gör şimdiki halinden nasılda utanırsın.. |
| |
|
Cansın Erol |
| |
|
|
İnsanlar geçer Kimi mesut gülen, İnsanlar geçer penceremin önünden. mutluluk dolu gözleri, Birbirine kenetlenmiş elleri, Kuşlar gibi fısıldaşarak. Yoldan geçerler,uçuşarak. Hüznümü anlatmak isterim,yalnızlığımı. Geçip gider durmazlar, Pencerem kapalı,duymazlar.
Bıkkın,yorgun insanlar geçer, Penceremin önünden. Kuşlar öter anlamazlar, Yağmur yağar ıslanmazlar, Dünya güzeldir derim,anlayınca, Sevgiyle yaşanınca. Geçip giderler,durmazlar, Pencerem kapalı,duymazlar
Açarım penceremi,önüne çiçekler dizerim. Geçmez olur insanlar Bekler,beklerim..... |
| |
|
Cansın Erol |
| |
|
|
Farklı olmalıydık Ne güzel başlamıştı sevgimiz, Ben yalnız sevgiye susamış, Sen yıllardır aradığını bulamamış. Tüm engelleri aşıp,bir bütün olacaktık, Öyle düşünüyorduk,biz herkesten farklıydık.
Arkamız da acılar,yıkıntılar, Önümüzde beraber uzun yıllar. Sevgimiz bize bizi bulduracaktı, Biz farklıydık,herkes şaşıracaktı.
Sen bana sevdanı söyleyecektin. Ben seni hep sevecektim. Ölüm de bile ayrılmayacaktık, Bize öyle geliyordu,biz herkesten farklıydık
Sonra ne oldu bilmem, Neydi zamanla eksilen, Sen kendine tutsak, Ben senden uzak Yıllarca inat ettik kopamadık, Bak şimdi bitti her şey Farklıydık ya ayrıldık...... |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
Heyecan Günaydın duygularımın sabahı. Günaydın bana aşkını söyleyen. Günaydın son baharımın sabahı, Yeni günle kalbi saran heyecan..
Günaydın sevgime açan çiçekler, Pencereme konan beyaz güvercin. Günaydın aydınlık renkler jaleler, Yeni günle kalbi saran heyecan... |
| |
|
Beste:Pr dr Selahaddin İçli Güfte: Cansın Erol
1983 Eurovision şakı yarışması üçüncülük |
|
|
Gece yarısı Gece saat oniki. Yalnızlığın kalbimde vurduğu saat, Anılar başıboş, Hayaller etrafta dolaşıyor rahat,rahat Hasret oturmuş karşıma. Gözlerimde yaşlar serazat. İlk sevgili kimbilir nerelerde, Gençliğim hangi gurbet ellerde. Ya kalbimi verip,hala yandığım, Bir sürü çehre var hatırlamadığım. Düştüğüm mutsuzluk kuyuları, Uzanan ellere rağmen kurtulamadığım Gece tam oniki Yalnızlığın kalbimde vurduğu saat. Hatıralar başıboş, Hayaller etrafımda dolaşıyor rahat,rahat..... |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
Gülizar evlendi Dün Gülizar'ı everdiler Anlı,şanlı bir düğündü. Misafirler çok eylendiler, Gülizar'ın içi kan ağlar,Yüreğinde karlı dağlar. Bir evin bir kızı,güzelmi güzel. Onüç yaşından beri Mehmedi sever. Sevdiği fakir,çaresiz. Gülizar verlir mi ona,çulsuz,evsiz. Şimdiki damat zengin. Başlığı görünce ana baba çözüldü. Parayla vurdular onu,Gülizar öldü. Ayırdılar sevdiğinden,böyle mutlu ol dediler. Sevgisiz bir ömrü eline verdiler, Üstüne beş bilezik,bir de koca kattılar. Anlı şanlı bir düğünle, Gülizar'ı sattılar |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
Gidenlerle,kalanlar Hüzün sofrasında bu ne bereket. Dostlar toplanmışlar kaşık çalarlar. Sevilenler teker,teker gittikçe, Kalanlar lokma,lokma hasret tadarlar.
Ne sırrı bulundu,ne de sebebi Dünya yalan diyorlar,ölüm ebedi, Dostlar azalıpta,çoğaldıkça gideni Kalanlar birbirine ümit satarlar.
Zaman çabuklaştı,günler azaldı. Eski kalabalık hayli azaldı. Gidenler tanrının katına vardı, Kalanlar yaşayarak sıra savarlar.... |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
Dünya Eskiden kocaman görünürdün gözüme. Ben küçüktüm de ondanmı söyle. Rengin toz penbeydi,parlaktın, Hiç bitmez sandığım yaşamaktın. Çok düştüm kalktım yollarında. Acı çektim,mutlu oldum kolların da. Bir verdin,bin aldın benden, Şimdi ben alacaklıyım senden. Artık öyle küçüksün ki baktığım yerden, Hatta hüzünlerden,dertlerden. Artık yıldızların arasındayım. Biliyorum her şey bir rüya Sana tepeden bakıyorum istemesemde, Yalancı dünya |
| |
|
Cansın Erol |
|
Kar(1) Ah benim elleri kınalı kuzum.Anası gibi bahtı karalım.Ne vardı bu kar kıyamette hastalanacak.Ağlama yavrum ne olur.Canın yanıyor biliyorum ama anan ne yapsın.Dışarda kar kıyamet.Sanki benim yüreğime yağıyor,simsiyah.. Ben de böyle bir havada doğmuşum.Anamı kasabaya zor yetiştirmişler.Az daha ikimizde ölüyormuşuz.Kör olası doktor zor kurtarmış.Çok lazımdı sanki. Bu beyazlığa tutsağız biz,elleri kınalım.Hastalık bile bize haram.Canın acıyor biliyorum.Bu kar da sanki benim yüreğime yağıyor kor,kor.. Şimdi seni sararım,ellerimle dokuduğum kilime,babanla koyarız kızağa doğru kasabaya.Üç,dört saat şunun şurası.Çıkarız doktor amcaya hemen ilacını verir iyileşirsin kara gözlüm.Biraz daha dayan ne olursun, Giden iki bebemden sonra senin acına dayanamam gayri.Şu zalim kara yenik düşmeyelim artık tanrım...
KAR(2) Dışarıda lapa lapa kar.Ne de güzel yağıyor ayol.Köşk sıcak ama,şömineyi de yaktırayım bir güzel.Buz gibi bir kadeh beyaz şarap oh ne keyif.Aman ne keyfi...İşkolik yaşlı anlayışsız bir koca. Varsa,yoksa iş,iş..Şimdi bizim kızlarla dağda olmak vardı.Burada köşke tıkıl kal.İsviçre de ne güzeldir şimdi kim bilir.Yeni kayak takımlarımla da ne hava atardım ama..Kıskançlığından beni de yalnız göndermiyor. Bu hafta sonu da götürmesin ben yapacağımı bilirim ona.. Ayşe...çabuk vizonumu getir.Şöföre de söyle arabayı hazırlasın.Çok sıkıldım vallahi,bari biraz alış veriş yapayım. Kar da inşallah hafta sonuna kadar yağar da,bende rahat,rahat bir kayak yaparım.
KAR(3) İşte bu sonbahar da bitti.Tıpkı benim hayatım gibi Kış da geldi işte.Neyse kısmette bu kışı da görmek varmış.Evden kar ne güzel görünüyor.ama dışarısı nasıl soğuktur kimbilir Hanım kahvemi getirse de içip yollara düşsem.O da iyice kocadı artık. Benim romatizmalarda bu soğukta iyice azmasa bari.Otobüsü çok beklermiyim acaba.Trafikte sıkışıktır şimdi Gençliğimde bu şehir ne kadar güzeldi.Böyle kalabalık yoktu.Herkes birbirine selam verir saygı gösterirdi.Tranvaylar,masmavi bir denizde süzülen vapurlar, gülen insanlar.Kar bile daha beyaz yağardı sanki...Ya şimdi Otuz beş sene memuriyet.Şimdi emekli olunca bu sobalı küçük evde geçiyor ömür.Olsun.Üç tane aslan gibi evlat yetişti Kimseye muhtaç olmadan.bir memur maaşıyla. Hanımın da gayreti olmasa olmazdı zaten..Arada bir takılsa da herkes köşeyi döndü bir sen beceremedin diye, boşver..Allah,devlete zeval vermesin.Evlatlar da kendi telaşelerinde zaten Bize ayıracak pek vakitleri olmuyor .Canları sağ olsun. Hanım senin kahveyi getireceğin yok Paltomu verde maaş kuyruğu iyice kalabalık olmadan,yola koyulayım.
KAR(4) Anne,Anneciğim ne olur uyan artık.Dışarıda lapa,lapa kar yağıyor.Okullarda tatil.Ben kartopu oynamak istiyorum.Hadi anne çabuk.....
KAR(5) Deprem bölgesin de kar yağışı ve soğuk devam ediyor.Kızılay battaniye ve çadır yolladı...... ..
|
Kadın tek başına ormanda dolaşırken buldu onu.Yalnızlıklarını birbirine sarılarak unutan,çalıların arasında.Boynu yeşil alacalı,küçük bir yavru kuş.Kanadının biri kırılmış,acıyla titreyerek,ürkek öylece yatıyordu.Kadın görmese kimbilir hangi hayvana yem olacak ya da ölecekti. Kadın incitmekten korkarak,sıcacık avucuna aldı kuşu.Evi ormanın hemen dışındandaydı.Kütüklerden yapılmış,tek katlı evi,sığınağı.Yıllar evvel anılarını,sevgilerini bohçalayıp geldiği yeni dünyası. Yalnız doğayla,yeşillerle paylaşılan başka bir yaşam.Ölmesin diye dualar okuyarak,evine getirdi kuşu.Kanadına kendi yaptığı ilaçları sürdü,sıkıca bağladı.İyileşmesi için günlerce uğraştı,sabırla bekledi.Serin bir bahar akşamı,kadın güneşin ağaçların arasından veda edişini seyrederken, kuş uçarak geldi tam kalbinin üzerine kondu.Kadının kalbinin çırpınışları kuşunkiyle bbibirine karıştı..Bir ateş topu oldu. Kadın kuşu hiç kafese koymadı. Özgür bıraktı.Evde bahçe de dilediğince uçuyor,şarkılar söylüyor,yorulunca da sıcak avucun da ya da omuzunda uyukluyordu.En büyük eylencesi de ormandan yapraklar,çiçekler getirmekti.Küçük gagasıyla onları taşıyor kendince kadına armağanlar veriyordu.Bazen kadın yatağında,tırtıllar,böcekler bile buluyordu.. Kadın kendi seçtiği yalnızlığının,bu küçük varlıkla nasıl dolduğuna,renklendiğine şaşırıp,her geçen gün daha da bağlanıyordu ona. Zaman böylece aktı geçti.Kuş serpildi,büyüdü. Bir gün kadın kuşu avucuna aldı.Sevdi,okşadı.İyileşen kanadının üzerine,YÜREĞİNİN BOYASIYLA,kocaman SEVGİ sözcüğünü yazdı.'Artık gitme zamanın geldi.Bu evin bu ormanın dışında,kocaman bir dünya var.Seni alıkoyma bencilliğini yapamam.Git,gör,tanı öğren.Sevgi özgürlüktür.Sevgilerine sahip çıkmaktır.sevdiklerine değil..Eğer geri dönersen ben hep buradayım ve seni sevmekten asla vazgeçmem.Sen nasıl mutlu olursan ol bu benim de mutluluğum olur'. Kuş anladı.Aslında gitmeyi hiç istemiyordu.Kadının ona verdiği karşılıksız,özgür,güven dolu sevgiyi böylesine bulamayacağını hissediyordu.Ama onu dinledi.Kadının yaşlarla ıslanmış yanağına küçük gagasıyla bir öpücük kondurdu Kendisi için bilinmez bir dünyaya doğru uçup gitti.Kanadında ki SEVGİ sözcüğü her kanat çırpışında,gökyüzünün sonsuz mavisiyle sanki dans ediyordu. Kadın yine de özlemle bekledi,bekledi.Onu özlüyor,arıyor ama pişmanlık duymuyordu.'Ben yaşadığımca yaşadım.Seçimimi kendim yaptım.Artık kavga,karmaşa dolu bir dünya istemiyorum.Kırgın ve yorgun gönlüm burada huzurlu. Ama o çok genç.Hayata yeni başlıyor.En azından seçme hakkı olabilmeli. ve kendini yaşamalı. Sonra bir sabah,güneşin ilk ışıklarıyla aniden uyanıverdiKuş pencerenin önündeydi.Camın arkasında bitkin,yorgun seven gözlerle öylece bakıyordu.Kadın seviçle pencereye koştu,kuşu avucuna aldı.İşte geri dönmüştü.Ama iyileştirdiği kanat iki yerinden kırılmış,sallanıyordu.YÜREĞİNİN BOYASIYLA yazdığı sevgi sözcüğünün yalnızca SEV hecesi duruyordu. Kadın hüzünle mutluluk gelgitlerinin arasında durmadan döndü, döndü diye tekrarlıyordu içinden Kırık kanadı iyileştirmek için çok uğraştı kadın.Ama kuş bir daha hiç uçamadı Olsun kuş çok mutluydu artık.Ölene kadar beraberlerdi. Kadın kuşun ondan ayrı geçen zamanda ne yaptığını hiç öğrenemedi. Kuş hiç bir yere gitmemişti günlerce ormanda beklemiş hep kadını gözlemişti.Sezgileriyle yaşadığı dünyanın dışındaki tehlikeleri biliyor Ve böylesine bir sevgiyi bulamıyacağını hissediyordu.Bekledi,bekledi,tıpkı kadın gibi.Sonra kadının penceresinin önündeki ağacın dallarına vura,vura kırdı kanadını.Tam da pencereninönüne düşmüştü allahtan. Kadın asla bilmedi....Kuş hiç pişman olmadı..
Cansın Erol..
|
|
Pişmanlık Beni unutmamışsın,hala seviyormuşsun, İsmim geçince,gözlerin dalıyor, İç çekiyormuşsun karagözlüm... Siyah saçlarında,pişmanlığın akları, Dudağında hasret şarkıları, Bana ah ediyormuşsun,karagözlüm. Gördüğün her şeyde hayalim varmış, Mutluluk bensiz sana yasakmış, Dönmemi bekliyormuşsun kara gözlüm...
Nerdeydi aklı delice sevilirken, Bilmedi kıymetini gittin elinden, Sakın dönmeyesin tam unutmuşken, Şimdi de bana böyle diyorlar kara gözlüm..... |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
Var git gönül Elin otağında kalan beyi neyleyim, Uzanıp boşluğu saran kolu neyleyim, Yine hasret çekip,niye ağlayım, Var git gönül benden sana hayır yok..
Eski ateş sönmedi ki külü dökülsün, Yine seveyim de,eller götürsün, Yarı ömrüm kalmış,aşk mı bitirsin, Var git gönül benden sana hayır yok...
Gözlerim yollar da niye bekleyim, Deli gibi sevip de ayrılığı çekeyim, Nasıl olsa yalnızım,bırak yalnız gideyim, Var git gönül,benden artık hayır yok.... |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
O tepe Bulutlarla geldi sen ve anılar, Rüya gibi bir gecede.. Nice aşıklara sırdaş Mehtabla güneşin kucaklaştığı bu tepede Uyuyan kalpler sihirli seslerle uyandı. İndi yıldızlar gökten, Suların koynuna yattı.. Ne hikayeler anlattı çamlar fısıldaşarak, Gökle deniz sevdalandı,hülyalı,bakışarak En olmaz hayaller ümitlere kucak açtı, Bu alemde gönülden sanki volkanlar taştı. Bir duygu fırtınası sardı ruhları Rüya gibi bir gecede, Güneşin mehtabı kucakladığı bu gecede... |
| |
|
Cansın Erol |
| |
|
|
Ne istersin Gönlümün eşsiz sultanı, Sevgimin gönül otağı, Ömür sermayemin karı, Sensin..daha ne istersin...
Hayatımın rengi tadı, Ruhumun sonsuz baharı, Günü,gecesi,sabahı, Sensin...daha ne istersin..
Aşkım gözyaşım,emelim, Canım,hayatım güneşim, Ben kulunum,hep efendim, Sensin...daha ne istersin.... |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
Mesela Bir akşam üstü mesela geliver. Gİttiğin yolda beliriver.. Kollarına atılayım sevinçten, Kalbim mutlulukla çarpsın yeniden. Sensiz günler yanızlıktan kurtulsun, Gönlüm yine o eski duyguyu bulsun. Mesela hasreti hiç tatmamış olayım, Zamanı aşk vaktinde durdurayım. Gel,gel de hayatı bana geri ver, Mesela bir akşam üstü geliver, Gittiğin yolda beliriver.... |
| |
|
Cansın Erol |
| |
|
|
Kuru çiçek Bir gül yaprağı düştü,sayfalar arasından, Pembe rengi..solmuş,kurumuş, Kimbilir hangi anıdan kaldı, Hangi eller dokunmuş. Belki de bir genç erkek sevdiği kıza verdi Bu gül de aşkım gibi,sakla senindir dedi. Belki bir küçük çocuk, Minicik elleriyle en duru sevgisiyle, Vermiştir annesine.. Ya da ayrılırken,iki sevgili, Düştü bir tren penceresinden.. Belki de son yolculuğun, O veda çelenginden. Bir gül yaprağı düştü,sayfalar arasından, Kimbilir hangi günün,sonsuz hatırasından |
| |
|
Cansın Erol |
|