|
Ölüm-ayrılık 'Ölüm Allahın emri'demiş şair,'ayrılık olmasaydı. Ölümden farklı mı ayrılık,giden yaşamasaydı.
Ölümde kavuşmak yok,ümit yolu kesilir, Ayrılıkta ki fark,yar yaşıyor ya denir...
Ölümde hasret yakar,çaresiz,mütevekkil, Ayrılığın tek farkı,belki bir gün kimbilir..
Ölüm Allahın emri,ayrılık olmasaydı. Ölümden farklı mı ayrılık,giden yaşamasaydı... |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
|
Özlediğim Özlediğim o çocuk yüreği İçime işleyen masum gülüşler Özlediğim bir sevginin bakışı O bakışta duygudan seslenişler
Özlediğim o çocuk ruhu Yaşamın renkleri en derinde Özlediğim bir canın bir cana dayanışı Bir el ki uzanmalı güzellikler içinde
Özlediğim o çocuk yok nerede Dudaklar sahte ğülüşlerde artık Özlediğim bir serap,bir hayal Büyümüş bütün çocuklar adam olmuşlar yazık |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
|
Özlemezmisin Özledin mi diyorsun özlemez misin Baharlar bitsede kışlar gelmese Hep gece olsa gün görünmese Mevsim yaz olsa yaksa sıcacık Kar tanelerini hasretle düşünmezmisin
Durgun denizde dalgaları Akşamın ardından sabahları Kalbinden kopmuş kahkahaları Sen olsan özlemezmisin
Zaman zaman en güzel hayalleri Beraber yürünen yeşil tepeleri O kır kahvesini mutlu günleri, Sen olsan özlemezmisin
En güzel sofralar da taze ekmek kokusunu Çok susayınca bir pınarın suyunu Sevdiğini yanında bulmanın duygusunu Sen olsan özlemezmisin..
Bazen gülüp,bazen ağladığın Yalnızlıkta okşayan ellerini aradığın Bir dolu hatırayı beraber yaşadığın Sevgiliyi bilmem ki özlemezmisin... |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
|
Çık bir gece Çık bir gece,yorguluklarının kapısından, Hayalin de çam kokulu bir sahile uzan. Aç kollarını gökyüzüne, binlerce yıldıza bak, Sana göz kırpan. Kim bilir kayan yıldızlardan biri de benim. Bir dilek tut,inan hemen gönderirim. İstersen yalnızlığa bir sigara yak, Gece rengi hüzünleri uçup giden dumanına kat. Acılar pişmanlıklar,hepsi geride kalsın, Suda ki yakamozlar da yeni ümitler uyansın Karanlığı,gölgeleri,bir an unut, Uzat ellerini içinde ki güneşi tut. Çık bir gece gerçeklerin kapısından Hayalinde çam kokulu bir sahile uzan....... |
| |
|
Cansın Erol |
| |
|
|
|
Çaldılar Dudakta aşkın nağmeleri vardı Udun,tanburun mızrabında duygular yaşanırdı Şimdi maziye saklandılar Kırık gönüllerde, dillerde kaldılar Sen yine de bir şarkı söyle hüzzamdan Benim şarkılarımı çaldılar.
Gözden göze akan aşk dolu bakışlar Hani duygudan,sevgiden ağlayışlar Kalbin çırpınışları nerede heyecandan Şimdi çok uzakta kaldılar Sen yine de bir şiir yaz benim için Benim şiirlerimi çaldılar |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
|
Çeker giderim Bu gönül dayanmaz artık fırtınalara Ben yağmurum zaten beni ağlatma Senin sevgine,dostluğa geldim Kırma kalbimi arkadaş çeker giderim.
Yanmışım hasretler de kanadım kırık Gönül öylesine buruk mu buruk Bir tatlı söze gülen yüze geldim Sabrım biterse arkadaş,çeker giderim
Ellerimi uzattım tutarsın diye Gönülden yalnızlığı atarsın diye Sevgisiz bir dünyada solar biterim Ben niye biteyim arkadaş,çekip giderim |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
|
Çizgilerim Zamana inat seviyorum çizgilerimi Yaşanmış senelerin doyumsuz izlerini.
Şu gözlerimin yanındakiler, Pembe günlerdeki gülmeler, Dudağımın kenarın da duruyor Acı tatlı,sözler. Yol,yol olmuş ya yaşlardan, Özlem sevinç,ayrılık yanağımda ki izler. Neden,nasıl niçin diye Yıllardır arkadaş şu alnımdakiler. Merhaba her gelen yeni gün Merhaba yeni çizgiler.. |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
|
Çocuk Gülün üstüne bir arı kondu. Çocuk arıyı sevmeye koştu. Arının bal yaptığını bilmiyordu, Arı korktu,çocuğu soktu..
Çocuk bir daha güllere hiç dokunmadı....
Deniz mavi,berrak sanki sonsuzdu, Çocuk girdi denize,suya dokundu, Bir balık çocuğa çarptı, Balık korktu,çocuk bilmiyordu.
Çocuk bir daha denize girmedi....
Köpek yavrularını emziriyordu. Çocuk sevmek için koştu. Uzattı elini,köpek havladı, Köpek anneydi,çocuk bilmiyordu ağladı,
Çocuk bir daha köpeklere dokunmadı...
Çocuk küçüktü,annesi babası terketti, Çocuk sevgi çocuk insan,emekti, Hep insan aradı,insanlar acımadı, Çocuk hep insanlarla beraber yaşadı... |
| |
|
Cansın Erol |
| |
|
|
|
İçimde ki gurbet Güneş söner ya her akşam, İçimi ateşler kavurur. Sılama gitmek isterim,gidemem, Gurbet benim gönlüm de oturur.
İnsanlar var,yanıbaşımda, Bir çoğu benden uzakta, Gülerler,söylerler,susarım, Gurbet benim,kalbim de konuşur.
Arada yollar var bitmez, Zaman,geçer,geçit vermez, Gönül sevmekten hiç bıkmaz, Kader gurbetle hep aynı kavşakta buluşur..
Olsun derim,sağlık var ya, Herkese başka dert verir dünya, Gece çöküp bir nebze uyuyunca, Biter gurbet,sevenler sevilenlerle buluşur... |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
|
İhtiyar peri Bir kır kahvesinde oturken dün, Yaşamaktan yorulmuş elemli,üzgün Önümde eskimiş bir tahta masa Nur yüzlü bir ihtiyar çöktü yanıma Saçları gümüşten gözleri orman ; Dedi neden bu hüzün ayıp olmazsa sormam Ölüm dedim,kırgınlıklar,hasret Bir kere gülsem arkası bin dert Ne dostta vefa var ne sevgilide İşte yapayalnızım kendi kendimle Dinle dedi benim ki roman Yinede tanrıya isyankar olmam Küçüktüm yetim,öksüz büyüdüm Daha emeklemeden yürüdüm Didinerek üç kuruş ekmek parası Hala içimde çocukluğun yarası Ne oyuncağım oldu,ne de umudum Kucak bilmem topraklarda uyudum Bir güzel geldi kalbime girdi Bu ihtiyar bir zamanlar sevildi Vemediler aldılar onu elimden O zamanlar ölürüm sandım derdimden Evlendik iyiydi karım Beraber kavrulduk sevgimiz yarım Doymadan gitti yalan dünyaya Otuz senedirde dönmedi daha Ben tek evladımı vatana verdim Onunla beraber bende tükendim Bak koskoca bir ömür kaç hece tuttu Bu ihtiyar neler gördü unuttu Senin önünde koskoca umman Bir dönme dolaptır hayat yaşanan Bak kuşları dinle,baharı düşün Zehir etme ömrünü,yoktur dönüşün Mutlu olmak inan kendi elinde Kimbilir kimler olmak ister senin yerinde İçimde bir huzur duydum yeniden Kırışmış ellerini öptüm aniden Önümdeki masa çiçek çiçekti Solgun dünya oluverdi yedi renkli İhtiyara sevgiyle veda ederek güldüm Başım dik yeni dünyama doğru yürüdüm
O kır kahvesine zaman zaman giderek Kır saçlı perimi düşünürüm,minnetle yad ederek |
| |
|
Cansın Erol |
| |
|
|
|
İki çocuk Sevmiş anası gencecik cahil, El oğlu göründü gözüne ehil Aldattı bıraktı bir zevk uğruna Utanç oldu atıldı,bir cami avlusuna Dünya nedir bilmeden daha Hasret kaldı yuva ana,babaya.
Oda çocuktu oda oğuldu Cılız ellerini uzattı soğuğa doğru.
Zengin evde doğdu öteki Gelişiyle bayram edildi sanki Ana kucagında el bebek gül bebek Aslında her bebeğe böylesi gerek
O kaç evin biricik oğlu Yumuk ellerini uzattı ışığa doğru |
| |
|
Cansın Erol |
| |
|
|
|
İkilem Her şeyden bıkılan anlar vardır ya, Birden aklıma gelir gözlerin,yüzün. Ektiğimiz çiçekler,o gül sardunya, Bir yanım bağ bahçe olur,bir yanım hüzün.
Hani buz keser yalnızlıkdan için,ellerin, Özlemle kokusu dolar geçmiş bir güzün. Kardelenler göz kırpar,karlar altından. Bir yanım bağ bahçe olur, bir yanım hüzün.
Hayaller tükenir,gerçekler üzer. Rüyadan farkı yok yaşanan ömrün, Kalbimde bir çocuk sevgiden şarkılar söyler Bir yanım bağ bahçe olur,bir yanım hüzün |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
|
İlahi sevgi Yetti bu dünya..bıkmış gidiyordum. Bir göz deydi gözlerime,durdum..
Oysa ne ümit vardı,ne de gelecek, Sevmek dedi bir ses,ona vuruldum.
Vuruldum,hiç acı çekmeden Bütün kapılar açıldı birden, Nurlarda yıkandı gönlüm, Gökkuşağına yürüdüm,gerçek sevgiden.
Bu yorgun kalple yeniden doğmak varmış Gitmekle kalmak arasındaki an Seven bir kalple sonsuzu yakalarmış. |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
|
İnce sızı Bir ince sızı kaldı gözlerinden Birde kurumuş güller, Şimdi daha mutluyum inan Arada kapıyı çalmasa hüzünler
Artık sensizliğe uyanmıyorum Eski tadı olmasada sabahın Pencereme yine kuşlar konuyor Güneşini paylaşıyoruz solgun baharın
Bir çocuk dokunsa ellerime bir çiçek Uyanır sevgiler yalnızlığım azalır Unuttum derim..kalbime inat Ama gözlerin ve o ince sızı hep kalır |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
|
İnsanlık Dışarda kar lapa lapa Mutluyum odam sıcacık Radyoda bir hüzzam şarkı Bütün lambalar açık Birden aklıma kimsesiz çocuklar düşüyor İçimde fırtına ellerim soğuk Yüreğim çok üşüyor
Baharları düşlüyorum Her yer yeşil,pembe Toprak doğurgan tohum çatlıyor Bombalar atılmış,bir yerlerde Çocuklar ölmüş İçimde ki bütün analar ağlıyor
Odam sıcak karnım tok Hayat kısa boş ver diyorum Ama kalbim rahat vermiyor Sanki bütün insanlık içimde yaşıyor |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
|
İnsanlar geçer Kimi mesut gülen, İnsanlar geçer penceremin önünden. mutluluk dolu gözleri, Birbirine kenetlenmiş elleri, Kuşlar gibi fısıldaşarak. Yoldan geçerler,uçuşarak. Hüznümü anlatmak isterim,yalnızlığımı. Geçip gider durmazlar, Pencerem kapalı,duymazlar.
Bıkkın,yorgun insanlar geçer, Penceremin önünden. Kuşlar öter anlamazlar, Yağmur yağar ıslanmazlar, Dünya güzeldir derim,anlayınca, Sevgiyle yaşanınca. Geçip giderler,durmazlar, Pencerem kapalı,duymazlar
Açarım penceremi,önüne çiçekler dizerim. Geçmez olur insanlar Bekler,beklerim..... |
| |
|
Cansın Erol |
| |
|
|
|
İstanbul; a İstanbul rengarenktir. İstanbul,tutku ve sevgidir. Ama nedense griler, Şehrin üstünde saltanat kurmuş, Maviler bayağı küskün durmuş. Yeşilini sorarsan çalmışlar, Götürüp hepsini Karadenize saklamışlar.... |
| |
|
Cansın Erol |
| |
|
|
|
İstasyon İstasyonda bir ihtiyar,bir çocuk. İkisinin yanında bir tahta bavul, Çocuğun bavulunda,ümitlerle hayalleri İhtiyarın bavulunu tutamıyor elleri. Yeni indi çocuk trenden Karşılamaya gelenler,gelecekten. İhtiyar yorgun,sessizce bindi trene Eller sallandı hüzünle, Gözler ıslak gidene veda ettiler İstasyonda bir ihtiyar,bir çocuk Biri indi,biri bindi gittiler.. |
| |
|
Cansın Erol |
|
|
|
İstek Ayak seslerini duymak isterdim Kapıda zili çalan parmakların Güneş senin gözlerinde batmalıydı Tadı öyle çıkardı akşamların.
Çayın iki şekerli açık Kaşığın çın çını kulaklarımda Güneşin her doğuşunda mutlu olurdum Sen olsaydın sabahlarımda.
Seni aramazdım delicesine Tutup şarkılarda hüzünlenmezdim Ayrılık şiirleri yazmazdım böylesine Belki de ölüme bu kadar boş vermezdim |
| |
|
Cansın Erol |
|
|