sanat ve sevgi kalbten kalbe giden en kısa yoldur
Ana Sayfa > HAKKIMDA > Hasan pulur
Hasan pulur
 
Sessiz sedasız...

     İSTANBUL sinemalarında bir film gösterildi; sessiz sedasız:
     
"Herkes Kendi Evinde".
     
Niçin sessiz sedasız?
     Yönetmen Semih Kaptanoğlu, filmin oyuncularını peşine takıp televizyon televizyon, gazete gazete, dergi dergi dolaştırmayı beceremedi de ondan...
     * * *
     TÜRK musikisinde onlarca güftesi bestelenmiş olan Cansın Erol için, Beyoğlu Belediyesi'nin düzenlediği gece, sessiz sedasız geçti, gitti.
     Niçin, sessiz sedasız?
     Çünkü magazin basınının aradıklarından hiçbiri, ne Cansın Erol'da vardı, ne onun şarkılarını besteleyen Dr. Selahaddin İçli'de, ne bu şarkıları okuyan Ahmet Özhan'da, Nesrin Çetin Körükçü'de...
     Kim "Hoşgeldin" şarkısını ya da "Sonbahar Vurgunu"nu dinlerdi ki "ortası kuyu kenardan gel"i dinlemek varken...
     * * *
     ZEKİ Alasya'nın yönetip oynadığı "Dedem, Gofret ve Ben" dizisi, sessiz sedasız, 37 gösterimi doldurdu, o da sessiz sedasız...
     Niçin sessiz sedasız?
     Kan yok, silah yok, pespayelik yok, baldır yok, bacak yok, sevimli insan ilişkileri var.
     * * *
     ŞEVKET Uğurluer, 40 yıllık piyanist, 12 yıldır TRT'de yaptığı programın sayısı 400'e ulaştı, o da sessiz sedasız...
     Niçin sessiz sedasız?
     Bin neden var ama, biri yeter; Şevket Uğurluer, nota biliyor!
     * * *
     SESSİZ sedasız kitaplar da var...
     Gün Zileli'nin "Yarılma"sı, Oya Baydar'ın "Sıcak Külleri Kaldı"sı ve Sezai Sarıoğlu'nun "Nar Taneleri", onlar da sessiz sedasız kitaplar...
     Niçin, sessiz sedasız?
     Çünkü, piyasaya çıkmadan satış rekorları kıran kitaplar değiller.
     Neyse ki, bu yıl "Orhan Kemal Roman Ödülü" Oya Baydar'a verildi de sessizlik biraz bozuldu.
     * * *
     PEKİ, bu sessizlik, bu sedasızlık neden?
     Çünkü bu sıraladıklarımız ve daha niceleri "medyatik olmayı beceremeyenler"den...
     Ya "medyatik" olacaksınız ya da sessiz sedasız çekip gideceksiniz.
     İflas bayrağını çeken "yükselen değerler"in tezgahlayıp, yutturduğu bir oyundur, bu oyun...
     * * *
     BUNUN nasıl bir oyun olduğunu anlamak için de "Serkan Saymen'in "Amiral Battı" kitabını okumalısınız...
     Hele Can Ataklı'nın bu kitaptaki ibret dolu tanıklığı!
     Eskilerin deyimiyle tam "ibret - bahş" cinsinden...
     Yenişehirli Avni'nin dediği gibi:
     
"Ahibba şive -i yağmada mebhut eyler adayı
     Hüda göstermesin asar - ı izmihlal bir yerde"
     
Türkçesi:
     
"Allah bir yerde çöküntünün alametlerini göstermesin. Dostların davranışı, düşmanları bile şaşırtır."
     
     h.pulur@milliyet.com.tr
     

Gelen Yorumlar
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Çünkü magazin basınının aradıklarından hiçbiri, ne Cansın Erol'da vardı, ne onun şarkılarını besteleyen Dr. Selahaddin İçli'de, ne bu şarkıları okuyan Ahmet Özhan'da, Nesrin Çetin Körükçü'de...
Evet sanata ve sanatçıya(gerçek sanatçı)ya değer verilmez.şakşukaların,kömür gibi yanıyorum of of ların her gün reklamını yapan yazılı ve görsel medya ne kadar sanata edebiyata değer veriyor?bence bunu sorgulamak lazım.gazetelere bakıyorum.güçlü holding bir gazete bir mankenin çıkardığı kitabı reklam yapıyor güya magazin haberi veriyor.bu hanım manken de
kitabını Yaşar Kemal e göndermiş kitabım nasıl diye...
velhasıl okunacak gazete bulamıyorum.ne de seyredecek tv.onun için üzülme sayın Cansın Erol hanımefendi saygılar...
Turan Ergun eklemiş. | 03 Haziran 2008 Saat 20:16
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

Ara
Sanat ve sevgi kalpten kalbe giden en kısa yolmudur
Evet
Hayır
bilmiyorum