|
İhtiyar peri Bir kır kahvesinde oturken dün,Yaşamaktan yorulmuş elemli,üzgün Önümde eskimiş bir tahta masa Nur yüzlü bir ihtiyar çöktü yanıma Saçları gümüşten gözleri orman ; Dedi neden bu hüzün ayıp olmazsa sormam Ölüm dedim,kırgınlıklar,hasret Bir kere gülsem arkası bin dert Ne dostta vefa var ne sevgilide İşte yapayalnızım kendi kendimle Dinle dedi benim ki roman Yinede tanrıya isyankar olmam Küçüktüm yetim,öksüz büyüdüm Daha emeklemeden yürüdüm Didinerek üç kuruş ekmek parası Hala içimde çocukluğun yarası Ne oyuncağım oldu,ne de umudum Kucak bilmem topraklarda uyudum Bir güzel geldi kalbime girdi Bu ihtiyar bir zamanlar sevildi Vemediler aldılar onu elimden O zamanlar ölürüm sandım derdimden Evlendik iyiydi karım Beraber kavrulduk sevgimiz yarım Doymadan gitti yalan dünyaya Otuz senedirde dönmedi daha Ben tek evladımı vatana verdim Onunla beraber bende tükendim Bak koskoca bir ömür kaç hece tuttu Bu ihtiyar neler gördü unuttu Senin önünde koskoca umman Bir dönme dolaptır hayat yaşanan Bak kuşları dinle,baharı düşün Zehir etme ömrünü,yoktur dönüşün Mutlu olmak inan kendi elinde Kimbilir kimler olmak ister senin yerinde İçimde bir huzur duydum yeniden Kırışmış ellerini öptüm aniden Önümdeki masa çiçek çiçekti Solgun dünya oluverdi yedi renkli İhtiyara sevgiyle veda ederek güldüm Başım dik yeni dünyama doğru yürüdüm O kır kahvesine zaman zaman giderek Kır saçlı perimi düşünürüm,minnetle yad ederek |
|
Cansın Erol |
| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |